Konuşan Odalar
Murat Güçlü★★★★★
4.0 · 12 değerlendirme
Kitap Hakkında
Bir not bırakıp uzaklaşmıştı: "Yalnızlığımda kayboldum, geri döneceğim." Ama dönüşü, hayata karışmakla değil, hayata tutunmaya çalışmakla geçti. Günler, ekmek parası peşinde koşarken geçip gitti; her iş, yeni bir yarayla uğurladı onu. Acı bile suda boğulur gibiydi artık. Başını ellerinin arasına alıp verandada sallanan sandalyeye gömüldüğünde, gün batımının kızıllığı gözlerinden süzülüyordu. Rüzgâr, ipek gibi dokunuyordu yüzüne. Zaman, kanatları yeni açılmış bir kelebeğin ömrü kadar kırılgandı. Ufka doğru fısıldarken, iğde çiçeklerinin kokusu sarıyordu etrafı. Yağmur, mavi badanalı bir kapıdan süzülür gibi içine akıyordu. Çocukluğunun denizi, masmavi ve uçsuz bucaksız, her yanını sarmıştı. Yasemin ve iğde kokuları arasında, huzur bir yerlerde, belki de içindeki o derin çatlakta saklıydı.