Kıtlık ve Bolluk: Avrupa’da Yemeğin Tarihi
Massimo Montanari★★★★★
5.0 · 11 değerlendirme
Kitap Hakkında
Avrupa'nın sofraları, iki bin yılı aşan bir serüvenin sahnesi olmuş; yemek, yalnızca açlığı gidermekten öte, kültürün, iktidarın ve kimliğin de dili haline gelmiştir. Massimo Montanari, bu yolculukta açlığın ve bolluğun nasıl birbirini tamamladığını gözler önüne seriyor. Kıtlık zamanlarında hayatta kalmak için verilen mücadele, yiyeceği yaşamın merkezine oturturken; savaşların ve çalkantıların gölgesinde, kimi zaman insanlık dışı yöntemlere bile başvurulmuştur. Bolluk ise lezzetin ve sunumun önemini artırmış, soyluların masalarında mevsim dışı meyvelerle gösteriş yapılırken, halk kurutulmuş et ve tuzlanmış tahıllarla yetinmek zorunda kalmıştır.
Günümüzde ise bu denklem tersine dönmüş durumda: Her meyve ve sebze yıl boyu tezgahlarda yer alırken, mevsiminde tüketmek ayrıcalık sayılıyor. Eskiden ete ulaşmak zenginliğin göstergesiydi; şimdiyse onu reddetmek, farklı bir statü sembolü. Montanari, yemeğin tarih.