Kirpik Ucu
Ahmet Mercan ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Ölümün eşiğinde bir adam, evinin dört duvarı arasında rüzgârın gelişini bekler. Ne korkusunu saklar ne de telaşını. Zaman zaman korkusunu merakla değiş tokuş eder, bazen de caddenin ortasında polis tehdidiyle karşılaşır. Ter içinde, ölüm otlarının sardığı bu garip varlık, narkotik şubeyi oyuna getirmeye çalışırken rüzgârla arasında geçen diyaloglar, dostluğun ve vefanın sınırlarını zorlar. "Ben onları oyalayayım, sen kaç!" der ölü, rüzgâr ise "Bu hal dostluğa sığmaz" diye diretir. İkna çabaları boşa gider; yakalanırlar. Birine pranga, diğerine kelepçe vurulur. Zulada saklı korkulara el konur, halka dağıtılır. İşte o günden sonra ölüm korkusu, her yanı sarar. Mahkemede her ikisi de suçu üstlenince, aynı cezayı paylaşırlar. Rüzgârla ölü, diriliş anına kadar birbirlerine tutunur.