Kirli Tahir
Ali Hikmet Eren ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Ankara’nın 70’li yılların sonuyla 80’lerin başında unutulmaya yüz tutmuş sokaklarından bir ses yükseliyor: Kirli Tahir. Zamanla belleklerden silinmeye yüz tutan bu asi ruh, Ali Hikmet Eren’in kaleminde yeniden can buluyor. Gerçekle kurgunun sınırlarında dolaşan Tahir, küfrün insani bir tepki, şiddetin ise acizliğin dili olduğunu haykırıyor adeta. Solun içine kapanık dönemlerini, Tahir’in gözünden sorgulayan kitap, ironiyle yoğrulmuş bir yaşam öyküsüne dönüşüyor.
Tahir’den öğrenecek çok şeyimiz var; oysa ona öğretebileceğimiz tek bir şey bile kalmamış gibi. Bir sabah vakti, uyku sersemliğiyle kapısını çaldığında, "Bugün işe gitme, evde kal," diye direttiyse, arkasında karmakarışık notlar bırakmışsa, belki de evin yıkılmaya yüz tutmuş duvarları kadar, kendi hayatının da miadını doldurduğunu sezmişti. Çakmakçı Ziya’nın "Daha iyi yazabilirdin," diye homurdanması boşuna değildi; Tahir’in ev fikri hiç hoşuna.