Kırk Yıl Sonra Dün Gibi Nurettin Topçu
Prof. Dr. Muzaffer Civelek★★★★★
5.0 · 19 değerlendirme
Kitap Hakkında
1959 yılının İstanbul Erkek Lisesi’nde, Boğaziçi’nin huzur veren manzarasına karşı kurulu bir sınıfta tanıştı Nurettin Topçu ile Muzaffer Civelek. Hoca, başını hafifçe kaldırarak içeri girer, yoklamayı yapar ve dersine başlardı. Ne sert bir otorite ne de yapmacık bir samimiyet; varlığıyla kendiliğinden bir saygı uyandırırdı. Öğrencilerinin yaramazlıklarına fırsat bırakmayan bu duruş, Keysi Hanım gibi gerçek hocaların doğal etkisiydi. Topçu’nun eserlerinden, düşünce dünyasından habersizdiler o yıllarda; o da kendinden hiç söz etmezdi. Zaten kalabalıkların peşinde koşan bir fikir adamı değildi. Bergson’un "onların varlıkları bir çağrıdır" sözünü hayat felsefesi edinmiş gibiydi. Aradan kırk yıl geçtikten sonra, Civelek, *Hareket* dergisinde yazdığı yazılarla, anılarla ve hikâyelerle hocasını yeniden anıyor. Topçu’nun izinden giden bir öğrencinin, zamanın ötesine uzanan saygı dolu bakışı bu.