Kireç Çukuru
Mustafa Naci Özer ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Küflü duvarları, nemin ağır kokusuyla dolu bu eski yapı, zamanın acımasız izlerini her köşesinde taşıyordu. Yüksek tavanından sarkan solgun ampul, odayı ancak yarı aydınlatabiliyor; paslanmış kapı kolu, yılların yorgunluğunu ele veriyordu. Ortadaki varilden bozma soba, etrafına toplanmış birkaç kişinin gölgelerini dans ettirirken, loş ışıkta yüzler belirsizleşiyordu. Her şey, buranın bir zamanlar canlı, şimdiyse terk edilmiş bir otel olduğunu fısıldıyordu.
İçeri adımını atan genç, bu kasvetli havadan ürperdi. İlk kez ailesinden uzak, tanımadığı bu insanların arasında, yalnız ve çaresizdi. Sobanın etrafında oturanların kim olduğunu, ne beklediklerini bilmiyordu. Gölgeler arasında kaybolan yüzler, ona hem merak hem de korku veriyordu. Acaba bu kapıdan girmekle neye adım atmıştı?