Kırdığımız Oyuncaklar
Sunay Akın★★★★★
5.0 · 286 değerlendirme
Kitap Hakkında
Hans Christian Andersen'in çocukluğu, yoksulluğa rağmen babasının hünerli elleriyle renklenir. Ayakkabı tamircisi olan babası, ona bezden kuklalar yapar, küçük bir sahne kurar. Bu oyuncaklar, geleceğin ünlü masal yazarının en değerli hazineleri olur. Yıllar sonra, 1841'de İstanbul'a yaptığı yolculukta, geminin küpeştesinde altı yaşındaki Züleyha ile tanışır. Türk çocuklarının yabancılarla konuşmaması sıkı bir kuraldır, ama Andersen, küçük kızı dizlerine oturtacak kadar yakınlık kurmayı başarır. Bu dostluğun ilk adımı ise Züleyha'nın gösterdiği oyuncaktan gelir: kulaklarının arkasında minik kuşlar olan at şeklinde bir su testisi. Andersen, Türkçe bilseydi, bu oyuncağa dair hemen bir masal uydurup anlatacağını söyler. Oyuncaklar, kültürler ve yürekler arasında kurulan bu bağ, unutulmaz bir anı olarak kalır.