Kiralık Oturduğumuz Ev
Aykağan Yüce ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Gece yarısına daha çok var, ama gözlerim kapanmıyor. Duvarların ardında fısıltılar, tahtaların gıcırtısı; sanki ev kendi kendine konuşuyor. Mide bulantısıyla boğuşurken zihnim bir türlü durulmuyor. Yatmadan önce yediğim meyveler tabağın içinde eriyen bir rüya gibi: yarım ay portakallar, kirazların kıvrımlı sapları, üçgen elma dilimleri. Ekranda kayan görüntüler, gerçekle hayal arasına çekilmiş ince bir perde gibi.
Bu evde her şey geçici; eşyalar, duygular, hatta bedenim. Gömleğim omuzlarıma dar geliyor, sanki tenim büyümeye devam ediyor da kumaş yetişemiyor. Belki de asıl sorun, doymak bilmeyen bir iştah değil, hiçbir şeye sahip olamamanın ağırlığı. Kiralık bir evde kiralık bir hayat; her an taşınacakmış gibi yaşamanın verdiği o garip boşluk. Düşüncelerim bir kelepçe gibi bileğime takılıyor, ama anahtarı kimde?