Kır Çiçeği
Öğr. Gör. Zekeriya Kaya ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Uzaklardan gelen bir esinti, kırların derin sessizliğini bozduğunda, küçük çiçek bir an duraksadı. Gözlerini açtığında, karşısında alışık olmadığı bir manzara vardı: gri duvarlar, gürültülü yollar, hiç bitmeyen bir kalabalık. "Buraya nasıl geldim?" diye geçirdi içinden. Bildiği tek dünya, rüzgârla dans eden otlar, güneşin altında parıldayan çiğ damlaları ve kuşların neşeli şarkılarıydı. Şimdiyse etrafında ne bir yeşillik, ne de tanıdık bir koku kalmıştı.
"Kent mi bu?" diye düşündü ürpererek. İnsanların ara sıra uğradığı, çiçekleri koparıp götürdüğü o yer olmalıydı. Ama burada, taşların arasında, kendi gibi bir canlıya rastlamak mümkün müydü? Annesinin, babasının, kardeşlerinin yaşadığı o sıcak yuvayı özledi birden. Yaşamak için toprağa, suya, güneşe ihtiyacı vardı; yoksa solup gidecekti. Peki ya burası gerçekten o lanetli kentse, nasıl geri dönecekti? Yoksa sonsuza dek kaybolmuş muydu?