Kınalı Parmakların Büyüsü
Ramazan Yılmaz ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Sıtkı, yaşamın kendisine sunduğu zorlukları kabullenmiş, ama oğlunun kaderini değiştirmeye kararlı bir babaydı. Kendi gençliğinde okuma yazma bilmenin değerini anlayamamış, tarlada sürünmekten başka bir yol bulamamıştı. Şimdi ise tek umudu, Naci’ydi. Onu okutmak, adam etmek, en azından mezarında rahat uyuyabilmek için elinden geleni yapacaktı. İki yıl boyunca, kışın dondurucu soğuğunda, yazın kavurucu sıcağında, kasabadan erzak, odun ve temiz çamaşır taşımış, kimi zaman at sırtında, kimi zaman eşekle Yalvaç’ın yollarını aşmıştı. Sırtındaki heybesiyle, kasabanın tozlu yollarında sıradan bir köylü gibi görünse de, yüreğinde büyük bir hayal taşıyordu: Oğlunun, kendi yaşadığı cehaletten uzak, aydınlık bir geleceğe adım atması. Naci’yi İmam Hatip’e yazdırmış, her türlü fedakârlığı göze almıştı. Belki büyük bir adam olamazdı, ama en azından onun sayesinde, bir dua bile olsa, mezar taşına bir ışık düşecekti.