Kerim
Betül Aşık ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Köy evinin alçak tavanlı odasında, yer sofrasının başında oturan koca nine, torunu Yusuf’un huzursuzluğunu fark etmişti. Kahve fincanını dudaklarına götürürken, çocuğun içine kapanık duruşu yüreğini burktu. Yusuf, bir türlü açılmak bilmeyen sıkıntısını kelimelere dökmeye çalışırken, "Nine, belki ben gitsem..." diye mırıldandı. Sözleri, sanki ağır bir yükü omuzlarından atmak ister gibiydi. Kocakarının kaşları çatıldı: "Nereye gideceksin oğul?" Yusuf, köye geldiğinden beri içinde büyüyen karmaşayı anlatmaya çalıştı. Kerim’in soğuk bakışları, anneannesinin sevgisi, dayısının sessiz desteği ve Mecit’in tuhaf oyunları arasında sıkışıp kalmıştı. Herkesin kendi düzeni vardı, herkesin bir beklentisi... Oysa Yusuf, bu dünyada yabancı gibiydi. Koca nine, torununun gözlerindeki yaşları görünce yüreği sızladı. "Biz senin nenen değil miyiz? Sen nasıl böyle konuşursun?" diye sordu, sesi titreyerek. Yusuf’un cevabı ise.