Kederin Doğusu & Suyun Ayak Sesi
Sohrab Sepehri★★★★★
4.0 · 6 değerlendirme
Kitap Hakkında
Sessizliğin içinden fısıldayan bir ses düşünün: bir adam, zambaklara "siz" diye sesleniyor, dağlara bakıp onları görmediğini itiraf ediyor. Sohrab Sepehri’nin dizeleri, İran’ın topraklarından taşarak evrensel bir hüzne, umuda, hayata dokunuyor. Burada nehirler daha sade akar, gölgeler daha derin düşer. Keder bir meyve gibi dökülürken, susuz bir testi gibi içilir; çiçekler düşer, kokular yayılır. Tanrı’nın gözü ıslanmış olsa da, O artık yukarıda değil – yalnızlıkla eş düzeyde, belki daha da yalnız.
Görünenin ardındaki gizliyi aramak, bir kanat değil, uçuşun kendisini görmek gerek. Kimse yok ortada; sadece sesler, yankılar, kanat çırpıp giden düşler var. Aheste bir ayak sesi kapıyı çalıp geçer, ardında sırlar bırakır. Düşünce bir samandır, yalnızlık ise payımıza düşen. Ölüm kapıyı çaldığında, ıslak gözlerle açmak kalır geriye. Bu şiir, susuzluğunu gidermek için sarmaşıklara su veren, korku çocuğunu.