Kayıp Gül
Serdar Özkan★★★★★
4.0 · 164 değerlendirme
Kitap Hakkında
Dianna, güneşin altında parladığı günlerde etrafında pervane olanların, sonbaharın ilk rüzgârlarıyla nasıl da birer birer uzaklaştığını hatırlıyordu. Kışın soğuğunda yalnız kalmış, gururu yüzünden gözyaşlarını bile dökememişti. Övgülerle yükseldiği kadar, terk edilişle de derinlere düşmüştü. Oysa bir gül, solarken bile bahara hazırlanmaz mıydı? Yağmurun altında bükülürken bile kök salmaya devam etmez miydi? Ne yazık ki ona tutunanlar, aslında kendi hayranlıklarının peşindeydi; Dianna değil, kendi yansımalarını seviyorlardı. Bir gün, daha parlak bir ışık bulduklarında, onu unutuvermeleri işten bile değildi.
Annesinin sözleri kulaklarında çınlıyordu: *"Kendini değerli hissetmek istiyorsan, önce kendini bulmalısın."* Peki ya Dianna’nın "kendisi" neredeydi? Yıllarca başkalarının beğenisini toplamak için koşmuş, en büyük hayallerinden vazgeçmişti. Ta ki İstanbul’a uzanan bir sırla karşılaşana kadar: Hiç.