Karneli Yıllar
Ali Rıza Gökbunar ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
1940'ların Türkiye'sinde, savaşın gölgesi sokaklara kadar uzanmıştı. İkinci Dünya Savaşı'na katılmasak da, yokluk ve kıtlık ülkeyi kasıp kavuruyordu. Ahmet Emin Yalman'ın Vatan Gazetesi'ndeki bir yazısında anlattığı gibi, köyden kente göçmüş bir kadın, aç çocuklarına yiyecek bulabilmek için çaresizce köye dönmüştü. Tarlalarda dökülen başakları toplayıp un yaptırmış, sırtında taşıdığı arpa unu ile evine dönerken bekçiye yakalanmıştı. Karakolda, adliyede yalvarmış, "Çocuklarım aç!" demişti. Fakat devletin katı kuralları karşısında çaresizdi. Karneli ekmek sisteminde, kilosu 75 kuruşa satılan ekmeği alacak parası yoktu. Sonuç: ununa el konuldu, ceza olarak yirmi beş lira ödemeye mahkûm edildi. Bu olay, savaş yıllarında devletin sert önlemlerinin ve halkın yaşadığı çaresizliğin acı bir örneği olarak tarihe geçti.