Karanlığın İçinden
Yıldırım Erkan Tavşan ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Masaya zorla sıkıştırdığım üç beş kuruş, içeri adımımı atabilmenin bedeliydi. Bıraksaydım, bir daha ne kapıdan girebilir ne de burada sunulan çaydan içebilirdim ömrüm boyunca. Üstelik arkamdan "eli sıkı", "tokatçı", "üç kuruşu bile ödemeden sıvışan sefil" diye fısıldanırdı. Bu yaşta, hayatımı toparlamaya çalışırken böyle laflar itibarımı zedelemeye yetiyordu. İçimden bir kahkaha koptu. "İtibar" kelimesini nereden duymuştum acaba? Ağzımda bıraktığı o buruk tat, bazı sözcüklerin nasıl da derine işlediğinin kanıtıydı. "Keşke" diye geçirdim içimden, "her kelime ruhu böyle sarabilse..." Düşünceler zihnimde fırtına gibi esiyordu. Bıraktım onları, istedikleri gibi debelensinler. Mücadele etmekten yorulmuştum. Yürümeye devam ettim, sanki hayat sadece bunun için varmış gibi. Kendime karanlık bir pencereden bakarak...