Kalküta
Kaan Murat Yanık★★★★★
5.0 · 28 değerlendirme
Kitap Hakkında
Kalküta’nın sokaklarında bir zamanlar ölüm sessizce kanat çırptı. Şehir, tunç rüzgârların altında inlerken, tapınakların beşikleri yağmurla ağırlaştı. Prens, gri elmalarla sarılıp mumyalanmış gibiydi; bedenindeki dövme, dokunuşlarla can buldu. Meyve veren ağacın dalları uzandı, ama meyveleri döküldü. Sarı sarnıçlardan su içen kadınlar, kaplanlara atıldı bir bir. Ölü baykuş yeniden havalandı, avluya giren iki atın kişnemesiyle beşikler kurudu.
Önde yürüyen samanalar, bellerinde mandarin kemerleri, ellerinde şankha, tanpura, şehnay ve sitar taşıdı. İnci dizili turna vuruldu, şeker ve safranla kaplandı. İki çocuk, yokluğa karıştı. Ağaç, alevlere teslim oldu. Kalküta, yanık sedef kokusuyla sarıldı. Sonunda baykuş düştü – ama düşüşü, şehrin hafızasında bir iz bıraktı.