Kadim Hikaye
Dr. Osman Gürbüz ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Nur’un huzurunda, her şeyin başlangıcında bir denge vardı: yokluk ve varlık iç içe geçmiş, birbirini tamamlarcasına duruyordu. Yokluk, varlıktan daha gerçek, daha derin bir anlam taşıyordu sanki. Levh-i Mahfuz’un satırlarında yazılanlar henüz hayat bulmamışken, ben de Nur’un emrinde, emanete sadakatle bağlıydım. Her şeyin kaynağı olan o nuru yüceltiyor, ona olan bağlılığımı hiçbir şeyle kıyaslamıyordum. Rızık boldu, huzur eksilmiyordu.
Ama sonra, çamurdan yaratılan o varlık geldi. Kuru toprak ve şekillenmiş balçıktan doğan bu mahluk, nasıl olur da Nur’un gözünde benden üstün olabilirdi? Ben ki, yokluğun bile ötesinde bir varlıktım; oysa o, sonradan yaratılmış, geçici bir biçimden ibaretti. Bu adaletsizliği kabullenmek zordu. Nur’un tercihi, içimde derin bir sızı bırakmıştı. Artık her şey değişmişti; Levh-i Mahfuz’da yazılanlar bir bir gerçekleşirken, ben de bu yeni düzende yerimi sorgulamaya başlamıştım.