Izmir Öyküleri
Canan Tan ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İzmir, onun için bir hatıra bile değildi artık. İki yaşında, bir yangının dumanları arasında terk ettiği şehir, babasının gözlerinde hâlâ taptaze duran bir özlemdi sadece. Nikos’un annesi, odasında sessizce ağladığında, çocuk yüreği bu acıya nasıl dokunacağını bilemez, çaresizce sokağa kaçardı. Babası, yıllardır suskunluğunu koruyordu ama içindeki fırtınayı o da hissedebiliyordu. Yeniden başlamak, başka bir toprağa kök salmak... Ona göre bu, geride bıraktıklarına ihanet etmek demekti. Selini’nin yüzünü bile hatırlamıyordu ama onun adı, annesinin hıçkırıklarında yaşıyordu. Belki gelecek kuşaklar, Nikos ve arkadaşları sayesinde yurtlarına dönebilirdi ama yaşlı bir İzmirli için artık çok geçti. Geçmiş, ciğerlerini yakan bir ateş gibiydi; söndürmek mümkün değildi.