İsyan
İskan Tolun ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Gece, sokakları altın sarısı bir ışıkla yıkarken, sessizliğin içinde bir şeyler kaynıyordu. Tipi de olsa, dolu da yağsa, hatta kor halinde düşse gökyüzünden, umursamazdı artık. İçindeki öfke, her şeyi yutacak kadar büyüktü. Cubır’ın kahkahaları, Kel Hiso’nun hikâyesiyle çınlarken, bir çingene bekçi olmuş, silahını ilk olarak babasına doğrultmuştu. Ama asıl işi yapan, silahsız bir kadın, Hewes’ti. Ve şimdi, Cubır’ın parmakları tetikteydi: “Babam yoksa, belki seni vururum.”
Bir annenin feryadı, soğuğun içinde donup kalmıştı: “Bu nasıl savaş ya Rabbi? Kan değil, buz akıyor damarlarında çocuğumun…” Sözleri, yürekleri parçalarken, Remzi’nin zihni allak bullaktı. Dilek ise, özgürlüğün heyecanıyla kanat çırpan bir kuş gibiydi; kafesin içinde, çıkışın peşinde. Şehrin üstünde, solgun bir ay ışığı, sanki her an kopacak bir felaketin habercisi gibi titreşiyordu. Tarihin tozlu sayfalarından fırlamış gibi duran bu.