İstanbul’da Yaşam & XVII. ve XIX. Yüzyıllar
Prof. Dr. Cahit Bilim ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Çocukluğum, babamın Çankaya Köşkü’ndeki görev yıllarına denk geldi. O dönemde Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın korumalığını üstlenen babam, köşkün gölgesinde büyümeme vesile olmuştu. Annem, kendisinden on yaş küçük olan Metin amcama ağabey diye seslenirdi; bu garip hitap, o yılların yoksulluğunu ve samimiyetini bir arada taşıyordu. Anadolu’nun perişan hali gözlerimin önündeydi: tarlada didinenler, sürülerini otlatan çobanlar, az sayıdaki nüfus... Gazi Mustafa Kemal’in yaşadığı köşk, benim için ulaşılmaz bir hayal gibiydi. Beş yaşımda tanık olduğum o dünyada, kucağımda bir bebek olmadığını fark ederdim bazen.
Sonra 27 Mayıs 1960 sabahı geldi. Alpaslan Türkeş’in sesi radyodan yayılırken, ordunun yönetime el koyduğu duyuruluyordu. "Kardeş kardeşi vurur mu?" diye geçerdi içimden. O günün acımasızlığı, yıllar sonra bile zihnimde tazeliğini koruyor. Diktatörlerin dünyası gerçekten de böyle mi kuruluyordu? Bu soru, belleğimde hep canlı kaldı.