İslam Hukukunda İkrah
Mesut Bayar ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İnsanın ayırt edici yönü, akıl ve irade sahibi olmasıdır. Bu yetiler sayesinde kişi, doğruyu yanlıştan ayırır, tercihlerini özgürce belirler ve eylemlerinden sorumlu tutulur. Hukuki ilişkilerde de bu özgür irade temel alınarak, tarafların karşılıklı rızasıyla geçerli işlemler yapılır. Ancak kimi durumlarda irade beyanı, baskı, yanılgı ya da aldatma gibi etkenlerle sakatlanabilir. İslam hukukunda bu tür durumlar "irade kusurları" olarak ele alınır ve özellikle ikrah (zorlama) önemli bir yer tutar.
Zorlama, inançtan ibadete, mali işlemlerden cezai sorumluluğa kadar geniş bir alanda etkili olabilir. Kişinin baskı altında yaptığı eylemlerin hukuki sonucu, zorlamanın niteliğine ve kullanılan yöntemlere göre farklılık gösterir. İslam hukukçuları, bu konuda farklı görüşler ortaya koyarak, zorlamanın sınırlarını ve sonuçlarını tartışır. Eser, ikrahın hukuki boyutlarını derinlemesine incelerken, bu alandaki klasik.