İskit
Murat Başekim ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Karların sonsuzluğunda, donmuş bir bozkırın ortasında durup kendi sonunu görüyordu. İki bin beş yüz kış sonra, kemiklerini topraktan çıkaranlar olacaktı; soğuğa alışkın, dişleri sağlam, ömrü uzun insanlar. Onlar da bu buz tutmuş topraklarda gömülü hikâyeyi okumaya çalışacak, ama savaşının, aşkının, düşmanına fırlattığı o son oku ve sevdiği kadına bıraktığı vedayı asla tam olarak kavrayamayacaklardı. Kuzeyden gelen o kavim, tıpkı bir deniz gibi gürleyerek gelmişti; yayları gerilmiş, mızrakları savrulmuş, atları toynaklarıyla toprağı dövmüştü. "Sakının onlardan," demişti bir zamanlar bir ses, "zalimlerdir, acımasızlar, savaş getirirler sadaklarından fırlayan oklarla..." Ve şimdi o, bu beyaz düzlükte donmuş bir anı olarak kalacaktı; hikâyesi ise yalnızca kemiklerinde saklı.