Irgat Siman
İvo Andriç ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
1878 yazının o boğucu ağustos gününde, Avusturya ordusunun top sesleri Saraybosna’nın sessizliğini parçaladı. Şehrin sokakları, yabancı askerlerin çizmeleri altında inlerken, kan ve barut kokusu havaya karıştı. Eski düzen bir anda yerle bir olmuş, yerini askeri mahkemeler, idam sehpaları ve bilinmeyen bir gelecek almıştı. Bu kaosun ortasında, sıradan bir köylü olan Sima Vaskoviç –ya da herkesin bildiği adıyla Irgat Siman– da vardı. Hayat, ona ve çevresindekilere hiç beklemedikleri bir yüzleşme dayatmıştı: Değişimin acımasızlığına direnmek mi, yoksa onunla birlikte sürüklenmek mi? Andriç’in kaleminden çıkan bu öykü, bir dönemin yıkıntıları arasında insan ruhunun derinliklerine uzanıyor.