İpekten Örer Zırhını
Dilek Türker ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Gün ışığı, mevsim ne olursa olsun, kuru dallara bile can verircesine çiçekler açtırıyordu. Sevinç, pencereden uzaklara dalarken gözleri önce çiçek açmış ağaçlarda, sonra da evlerinin bulunduğu sakin sokaktan öteye, kalabalığın kaynaştığı caddeye kaydı. Kendi kendine, o insan selinin içinde yürümeyi ne kadar da çok istediğini düşündü. Serinlikten ürperen yanağını ovuşturup kocasına döndü: "Ihlamur demledim, iç de boğazın rahatlasın."
Dilek Türker'in öykülerindeki karakterler, yaşamın sert rüzgarlarına karşı kendilerine incecik ama sağlam bir kalkan örerler. Ne denli zorlu sınavlardan geçerlerse geçsinler, dış dünyanın onları değiştirmesine izin vermezler. Ne var ki bu zırh, soğuk ve katı bir metalden değil, hayata tutunmanın yumuşak ipliğinden dokunmuştur. Umutlarını asla yitirmez, yaşamdan yana saf tutarlar.
*İpekten Örer Zırhını*, her birimizin içinde bir parça taşıdığı, soluk alıp veren karakterlerle.