İntihar
Kaan Arslanoğlu ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Karşı kıyıya adım atmalı mı, yoksa bu son mu olsun? Ayaklarının altındaki toprak kaygan, gözleri bulanık. Suyun ortasında yükselen taşlar, akıntının köpürttüğü bir eşik gibi duruyor. Uzun zamandır hayalini kurduğu bu yere sonunda gelmişti. Artık kaçmak için en doğru yerdeydi belki de. İçindeki fırtınalarla baş başa, sarımsı bir ışığın altında, duvarların inip kalktığı bu loş mekânda yaşamı yeniden tartıyordu.
Kendini dışarıdan izler gibiydi: bir yabancı, bir tanık, bazen de suçlu. Şehrin gürültüsünden, insanların boğucu varlığından kaçıp sarp bir dağın tepesine sığınmıştı. Burada her şey netleşiyordu sanki – geçmişin hesapları, çatışmalar, kaçışlar. Yaşamın anlamı, Camus’nün o keskin sorusu: değiyor muydu peki? Kaan Arslanoğlu, *İntihar*’da sıkışmış bir ruhun kendi karanlığıyla yüzleşmesini anlatıyor; tutunmaya çalışan bir adamın, varoluşun sınırlarında attığı her adımda sallanan dengesini.