İnce Duvar
Rabia Berna Tümkor ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Çekmecelerin en üstünden dökülenler, bir evin sessiz tanıkları gibiydi: yarım kalmış dikişler, solmuş reçeteler, unutulmuş düğmeler. Atılsa yürek burkulur, saklansa ne işe yarayacakları bilinmezdi. Tavan arasında poşetlere sarılıp bekletildiler, belki bir gün geri dönüp "Nerede kaldı?" diye sorarsa, "İşte, buldum!" diye sunulacaklardı. Alt çekmeceden küflü ekmek parçaları, şeker ambalajları çıktı; açlık korkusuyla biriktirilmiş, otel odasında unutulmuş gibi. Üçüncü çekmecede, annesinin özenle ördüğü kazak, sabun kokusu arasında katlanmış duruyordu. Diğerleri ise gelişigüzel itilmişti köşeye. En dipte, bir zamanlar çalındığını düşünüp feryat ettiği ufacık şeyler vardı: anahtarlıklar, kopuk düğmeler, sararmış fotoğraflar. Eşyalarla kurulan bağ, kimi zaman insanlarla olan ilişkilerden daha güçlüydü. Radyonun sesi, eski düğün fotoğrafları, boş ilaç şişeleri, hamam tasları... Her biri, geçmişin izlerini taşıyan.