İklim ve Gurur
Aykut Semerci ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
İklim’e yazılan aşk mektubu, yalnızca tutkuyla değil, sahiplenme arzusuyla da yanıyor. Dudaklarının değdiği her yerde başka izler olmasın istiyor; teninde yalnızca kendi dokunuşunun kalmasını, gözlerinde sadece kendi bakışının yankılanmasını diliyor. "Karımın bedenini bilen tek erkek ben olmalıyım," diye fısıldıyor içindeki kıskançlıkla. Ne var ki İklim’in sorusu, bu saf talebin karşısındaki çelişkiyi acımasızca ortaya seriyor: Peki ya sen? Karından beklediğin masumiyeti, ona sunabilecek misin? Başkalarının dudakları, senin teninde gezmişken, nasıl olur da onun bedeninde yalnızca kendi izlerini ararsın?
Gurur’un bu çağda aradığı saflık, bir yanılsama mı? İklim’in sözleri, aşkın ve sadakatin sınırlarını zorlarken, asıl soru da orada asılı kalıyor: Gerçekten verilebilecek bir söz mü bu, yoksa imkansızı talep eden bir hayal mi?