İki Cihan Güneşi Peygamberimiz (s.a.v.)
Cüneyd Suavi★★★★★
5.0 · 21 değerlendirme
Kitap Hakkında
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) gelişi, kutsal kitaplarda yüzyıllar öncesinden müjdelenmişti. Cinler ve kahinler, onun zuhurunu fısıldarken, doğumu âdeta kâinatın yeniden doğuşu gibiydi. Henüz peygamberlikle görevlendirilmeden önce bile, Mekke’nin putperestleri bile ona "Güvenilir" anlamında "El Emin" diye seslenirdi. Nübüvvetle şereflendirildiğinde ise mucizeler birbirini kovaladı: Ay ikiye bölündü, ağaçlar emriyle yürüdü, bulutlar başının üzerinde gölge oldu. Ordular susuz kaldığında parmaklarından hayat suyu aktı, açlık çekenler dualarıyla doydu. Yine de, her peygamber gibi, eziyetlerden nasibini aldı. Müşriklerin attığı taşlar, elinde Allah’ı zikrederek teselli bulduğu anlara dönüştü. Bu âlem onun için yaratılmıştı; isterse dağlar altına dönüşebilirdi. Ama o, ümmetini cehennem ateşinden korumak, miracda gördüğü cennete ulaştırmak için gözyaşı döktü, acılara katlandı. Hatta bir tek kişinin daha iman.