Hz. Ali - Ilim Beldesinin Kapisi
Ekrem Sagiroglu ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Mekke’nin tozlu sokaklarında, Peygamber Efendimizin kucağında büyüyen bir çocuk... Adını, sevgili Resulü koydu ona; daha beş yaşındayken emanet etti kendi terbiyesine. İslam’ın ilk ışıkları henüz yeni doğarken, on yaşında imanla şereflendi. Hz. Hatice’den sonra Müslüman olan ilklerden biri olarak, "Allah yüzünü keremli kılsın" duasını hak etti. Cesaretin ve sadakatin simgesiydi; hicret gecesi, Peygamber’in yatağına yatıp canını tehlikeye atarak, düşmanların tuzağını boşa çıkardı.
Medine’ye adım attığında, iki cihan serverinin damadı oldu. Hz. Fatıma ile kurduğu yuvada, sevgi ve fedakârlıkla örüldü hayat. Savaş meydanlarında sancaktar, antlaşmalarda kâtip, her daim Peygamber’in yanında bir gölge gibiydi. "Esedullah", "Murtaza", "Ebu Türab" lakapları, onun yüreğindeki imanı ve savaş meydanlarındaki yiğitliğini anlatmaya yetmedi aslında. Peygamber, "Ben ilim şehriyim, Ali de onun kapısıdır" diyerek, onun.