Hüzzam-ı Cedîd & Sultan Üçüncü Selîm Han’ın Romanı
Turgut Güler ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Neyin ince sesi, bir ömrün son anlarını sarıp sarmalıyordu. Kırk yedi yıllık hayat, parmaklarının arasında titreşen kamışın her üflenişinde yeniden canlanıyordu sanki. Duvara yasladığı neyini kavradığında, zalim kılıçlara karşı son direnişini başlatmıştı. Sağa sola savrulan kamış, geçmişin izlerini sürüyor, belleğindeki sayfaları aralıyordu. Oysa ney, bir kılıç darbesiyle çatlayıp ikiye bölündüğünde, acı da bedenini sarmaya başlamıştı. Şakağından süzülen kan, çenesine doğru akarken, art arda inen darbeler bilincini bulandırıyordu. Ne var ki o an, ansızın her şey değişti. Kırılan ney, elinde yeniden bütünlüğüne kavuşmuş, yumuşak bir sedirde oturuyordu. Sağında Galip Dede, solunda Hammamizade İsmail Dede Efendi, yeni bir hüzzam makamıyla yükselen bestesini huşu içinde dinliyorlardı. Neyin sesi, geçmişle geleceği birleştirirken, uzakta, minderlere kurulmuş atası Mustafa Han ile annesi Mihrishah Sultan’ın bakışları da ona eşlik ediyordu.