Hüzün Adrese Gelir
Sadettin Kaplan★★★★★
5.0 · 6 değerlendirme
Kitap Hakkında
Anadolu'nun toprağında hüzün, biberin acısı gibi damakta iz bırakır. İlk anda yakar, sızlatır, terletir; ardından garip bir tat, tuhaf bir rahatlık bırakır geride. Melal ve hüzün, bu coğrafyanın ruhuna işlemiş iki eski dosttur. Sevdanın mahzun bakışları, içimizi bir şairin dizeleri kadar derinden yaralar. Yahya Kemal'in dediği gibi, "Melali bilmeyen nesle aşina değiliz." Hüzün, türkülerimizde, öykülerimizde, bakışlarımızda hep var olmuştur. Okuyan da yazan da hüzünlüdür; bağlama da ozan da. Baharın tazeliği bile hazana dönüşür bazen, çünkü hüzünle yoğrulmuşuzdur biz.
Bir seher vakti bağlara iner, şeyda bülbülün gül yapraklarında öttüğünü duyarız. "Gel," deriz, "hüzünle bir çile ki, melali birlikte tadalım." Bülbül güler, ama gülüşü hüzünlüdür. "Daha yetmedi mi başına gelenler?" diye sorar. "Sevinci arıyorsan, o da serap gibi uzaklarda. Git işine, akılsız adam! Hüzün adrese gelir zaten...