Hiç Yaşanmamış Gibi
Hüseyin Yılmaz ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Dragon Çayı, yıllar geçse de aynı sakinliğiyle akıp gidiyordu; suyunun biraz bulanıklaşması, o eşsiz güzelliğinden hiçbir şey eksiltmemişti. Salkım söğütlerin suya düşen gölgeleri, toprağa serin bir derinlik hissi veren karanlıkları hâlâ yerli yerindeydi. Ne var ki zaman, her ikisini de ölümün gizemli dokunuşuyla çabuk yıpratmıştı. Çocukluk anıları, şimdi beli bükük ihtiyarlar gibi hafızalarında dolaşıyordu. Bir süre sonra bu hüzne daha fazla dayanamayan Nihan, "O günlerde çok mu küçüktük?" diye sordu. Ahmet, sorunun altında yatanı tam kavrayamasa da "Belki... Küçüktük elbette," diye mırıldandı. "Ne kadar da eğlenirdik... Saatlerce bu suyun sığlarında balıkların peşinden koşmak, yorulana dek oynamak ne büyük mutluluktu.