Henüz Yolcuyum
Sohrab Sepehri ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Çocukluğum, dört duvar arasında geçen bir eğitimden çok, dışarıdaki hayata tutunarak şekillendi. Sınıfın sıkıcılığına dayanamaz, öğretmenin sesi yerine ağustosböceğinin nağmesini dinlemeyi yeğlerdim. Kitaplar yerine uçurtmaların peşinden koşardım; toprağın kokusu, kerpiç duvarların sıcaklığı benim gerçek öğretmenimdi. Şehirde ne müze vardı ne sanat galerisi, ne de eleştirmenlerin gölgesi. Ama her şeyin bir canlılığı, bir samimiyeti vardı: insanlar birbirine dokunur, gökyüzü avuçlarımızın içindeymiş gibi hissedilirdi. Bilinçli bir arayış içinde değildik; sadece yaşardık, duygularımızın akışına kapılırdık. Sabahın ilk ışıklarıyla uyanır, güneşin doğuşunu uzak tepelerde izlerdik. Zaman, bizim için bir nehir gibi akar, kumların alçakgönüllü sessizliği bize alçakgönüllülüğü öğretirdi. Ufuk ne kadar genişse, gönül o kadar ferah olurdu. Her şey, doğanın ve insanın iç içe geçtiği bir bütünün parçasıydı.