Hazal
Ahmet Bulgay ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Gökyüzünün mavisiyle bulutların karası arasında savrulan bir yürek, dalların kızıllığında saklı anıları kucaklıyor. Rüzgâr, omzunda bir öpücük bırakırken, sarı uçurtmalar düşlerini süslüyor. Gülüşler, en narin iniltilere sığınıyor; kuzunun sert adımları, karıncanın devleşen umutlarıyla dans ediyor. Sırtındaki yük, zamanla hafifleyecekmiş gibi geliyor artık.
Mor dallar yeşerecek, kuru topraklar yeniden can bulacak. Kapı eşiğindeki otlar, ekmeğe karışan toprakla birlikte büyümenin izlerini taşıyacak. Çocukluğun salıncakları sallanadursun, bir gün fark edecek: Büyüdüğünü, ama içindeki o çocuğun hiç kaybolmadığını.