Hayret Risalesi
Tevfik Özbey ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Tasavvuf yolculuğunda derinleşen sufiler, adım adım nefsin katmanlarını aşarken kendilerini hayret denizinin engin sularında bulur. Bu hayret hali, Hakk karşısında suskunluğa bürünmek, edeple varlığın sınırlarını zorlamak demektir. Gerçek bilginin kaynağı, aslında hiçbir şey bilmediğini fark etmektir; belki de bu yüzden sufiyi ve filozofu sıradan olandan ayıran en büyük özellik, hayret yeteneğidir. Hakikate giden yolda hayret etmek, insanın özünü keşfetmesi için vazgeçilmez bir adımdır. Zerredeki kâinatı görmek, onda hayranlık duymak, o zerreyle birlikte ışığa gömülmektir.
Felsefe, aklı temel alırken tasavvuf gönlü merkeze koyar; ancak her ikisi de hayreti görmezden gelemez. Filozof, dünyaya merakla bakarak hayret eder ve sonunda özgün düşüncesini doğurur. Hayret, bilmediğini bilmenin, sorular karşısında tevazu ve tutkuyla eğilmenin adıdır. Felsefenin hem başlangıcı hem de sonu, bu sonsuz bilme arzusudur..