Havva'nın Gerçek Yüzü Hatice
Mehmet Alperen ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Dekan Tahsin Bey, ne tam laik ne de dindar klişelerine sığan bir adamdı. Sisteme mesafeli duran, rüzgârın estiği yöne savrulmayan, hırsızlık yapmayacak kadar onurlu bir bilim insanı. Kitapları rafta değil, hayatın içindeydi belki de – ya da hiç yazmamıştı. Bekir, o günü hatırladı: "Kahrolsun Amerika!" diye haykırırken polis copunu ensesinde hissettiğinde, karşısındakine gülümsemişti. Yanlış anlaşılmak mı? O cop, Bekir’e göre doğruydu zaten.
Peki ya Hatice? Beyazıt Meydanı’nda vakur, Eyüp’te huşu içinde, panellerde ateşli, mezarlıklarda düşünceli. Topkapı’da bir sultan edasıyla yürürken bakışlarında himmet, duruşunda hikmet, gülüşünde acı, adımlarında asalet vardı. Can içinde can, hayatın ta kendisi. Ekonomi düzelir, kalkınma ivme kazanır, gelir adaleti sağlanır, bilimsel çalışmalar artar, ülke söz sahibi olurdu belki de – eğer Hatice gibi yürekler çoğalabilseydi. Devalüasyon bile inişe geçerdi o zaman.