Halvet Der Ercümen - 40 Gözaltı Öyküsü ve Diğerleri
Sadık Yalsızuçanlar ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Bir gece yarısı karakol koridorlarında yankılanan ayak sesleri, sorgunun soğuk ışığında kesildi. Adını bile öğrenemediği görevli, sorulara anlam veremeyen bir bakış fırlattığında, ilk darbe midesine indi. Yere düşerken sırtına inen ikinci tekme, içindeki kanın kokusunu burnuna taşıdı. Nezarethanenin rutubetli duvarları arasında saatler geçti; fenalaşınca bile "oruçluyum" yalanını tekrarlaması istendi. Ağrıları dinmeyince zorla hastaneye götürüldüyse de, gerçek acıyı söylemek cesaret isterdi. Nöbetçi doktora gerçeği anlattığında ise artık çok geçti: dalağı, o ilk tekmede çoktan parçalanmıştı. Kırk gözaltı öyküsünün birinde, bedenin ve vicdanın sessiz çığlığına kulak verenler, bu karanlık anlatının izini sürer.