Haç ve Hançer
Judith Tarr ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Güneş, Celile’nin durgun sularında yansıyarak göz kamaştırıyordu. Salahaddin, tepenin üzerinde, halifenin siyah sancaklarıyla kendi altın kartalının gölgesinde duruyordu. Zırhının parıltısı, başını saran beyaz örtüsü ve yanındaki memlukların sarı üniformaları, uzaktan bile seçilebiliyordu. Ancak bu görkemli manzara, altlarındaki yanık Taberiye’nin sessiz çığlığını gizleyemiyordu. Kaleden yükselen dumanlar, umutlarını da birlikte götürmüştü. Raymond’un yüzündeki ifade, her şeyi anlatmaya yetiyordu: ne takviye gelecekti ne de erzak. Cresson’daki ambarlara bel bağlamışlardı, ama artık o da yoktu. Etraflarını saran düşman hatları, tek bir haberci bile geçirmeyi zorlaştırıyordu. Susuzluk ve açlık, onları bekleyen en yakın tehditlerdi. Bu kadar çaresiz kaldıkları başka bir an hatırlamıyordu.