Gureba
Eren Kocakaplan ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Sincap artık arkamızda kalmıştı, ama onu unutmak ne mümkün – tıpkı henüz adını bile duymadığımız şehirleri yok sayamayacağımız gibi. Hepimiz geçmişin silinmez izlerini taşırız, oysa gelecek hakkında konuşmaktan kaçınırız. Oysa gelecek de bir yerlerde, puslu bir ufuk gibi duruyor. Ne bizi bekliyor ne de biz ona doğru yürüyoruz; herkesin kendi yolculuğu var, ama hiçbiri "gelecek" adını hak etmiyor. Belki de gelecek, geçmişin bir yansımasından ibaret. Yola çıktığımızda geçmişin içinden geçeriz, birazdan da geleceğin. Ya da belki ne geçmişten ne gelecekten geçiyoruzdur; gelecek, geçmişe doğru akıyor, yolu bizim üzerimizden geçiyordur. Zamanın bu garip dansında kaybolurken, farkında olmadan hem geçmişin hem geleceğin izlerini sürüyoruz.