Gölgeler ve Perdeler
Alişari ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Bir adam, varoluşunun son anlarında kendi mezarını kazarken, ayaklarının altında ezdiği karıncanın yuvasını fark eder ve ondan af diler. Gözleri, yuvasından düşen yavrusuna kanat çırpan yaralı bir kuşa takılır; son gözyaşları bu acıya karışır. Dansa katılmayan bir kelebeğin kanat çırpışlarında pişmanlığını bulur, özgür bir kısrağın koşusunda son heyecanını yaşar. Kendi kuyusunu kazar, kendi ipini çeker; güçlülere minnet etmez, zayıflara yük olmaz. Yuttuğu tohum, ektiği duadır artık. Arzusunu ateşe verir, öfkesini kasırgaya salar; sırrını dipsiz bir kuyuya, hayalini rüzgâra, gerçeğini sele bırakır. Sağırlara söyler, körlere gösterir, kalpsizleri sever ama karşılık beklemez. En büyük günahını bir kandile dönüştürüp tapınağın tepesine asar: Aydınlanmak isteyenler yaksın, karanlıkta kalmak isteyenler üflesin. Korkusunu ve utancını yakıp eritir, meydana bir anıt diker. Kimileri tükürür bu anıta, kimileri.