Gölge Çiçeği
Sibel Karagül ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Eski bir şarkı, kulaklarımda yankılanırken geçmişin tozlu yollarında kayboluyorum yeniden. "Dün" dedikleri ülkeye dönmek ne güzel olurdu; orada kalmak, bir daha uyanmamak. Victor Hugo’nun dediği gibi, hüzünlenmek belki de bir tür mutluluk – melankolinin acı tatlı dokunuşu. Bu çağda kendime yer bulamıyorum; her şey çok hızlı, çok yabancı. Bazen bir hikâye olarak unutulmayı, müzayedede sergilenen eski bir eşya gibi tozlanmayı diliyorum. "Kendini Geçmişte Bulma Sergisi" desek adına, kim bilir kaç para eder bu hatıralar? Ama anlayan olur mu? Özdemir Asaf’ın şiirindeki gibi, yazıların arasında, şarkıların notalarında saklansak da kimse fark etmez. Bir şarkı çalıyor: "Gölge Çiçeği". Nakaratı daha derin, daha gizemli. Dinlerseniz belki anlarsınız, belki de anlamazsınız – nasılsa gölge çiçeği hiçbir zaman tam olarak açılmaz.