Gök Gürültüsü
Gülcan Ukşal Aksoy ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Annesinin toprağa verildiği o gün, Seher’in ciğerlerine dolan toprak kokusu, boşluğun ta kendisiydi. Yanında, tanımadığı bir adamla vedalaştıkları annesi, artık yaşam denen yükten azat olmuştu. Oysa Seher, kurtuluşu beklemeye niyeti yoktu. Hayatın onu terk etmesine izin vermeyecekti; terk edecek olan kendisi olacaktı. Bu düşünce, içindeki ağırlığı bir anda hafifletmişti. O an, yaşamaya devam etmeye karar verdi – ama kendi kurallarıyla. Ne bir yuvası ne de sığınabileceği bir kanadı vardı; tek başına, dimdik ayakta duracaktı. Kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını bilmek, ona tuhaf bir güç veriyordu. İstediği an, kolunu kaldırıp başını gövdeden ayırabilirdi. Yağmurun altında, şemsiyesini fırlatıp gökyüzüne haykırmak, dünyaya meydan okumak geliyordu içinden.
Seher’in hayatı, her an kayabileceği bir uçurumun kıyısında geçmişti. Tutunacak bir dal ararken kitaplarla tanıştı. Satırlar, ona yalnız olmadığını fısıldadı.