Genel nüfus sayımı: Hakkâri
Bilinmeyen Yazar ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
1935 yılının soğuk bir kış günü, Hakkâri’nin uzak dağ köylerinde bir milletin kaderi yazılacaktı. Nüfus sayımı, sadece rakamların kaydından ibaret değildi; aslında bir sınavdı bu. Devletin modern yüzüyle karşılaşacak olan halk, kendi varlığını resmi kayıtlara geçirirken, aynı zamanda medeniyetin kapılarını aralayıp aralayamayacağını da gösterecekti. Kimlikler, isimler, yaşlar… Her bir veri, bir toplumun demokrasiye ne kadar hazır olduğunu, kendi geleceğini şekillendirme gücünü elinde tutup tutamayacağını ortaya koyacaktı. Hakkâri’nin yoksul evlerinde, karla kaplı yollarında dolaşan memurlar, sadece sayılar toplamıyordu; bir milletin umutlarını, korkularını ve direncini de kayda geçiriyordu. Bu, basit bir istatistik çalışması değildi; Türk halkının, kendi kaderini tayin etme hakkına uzanan uzun yürüyüşünün bir parçasıydı.