Gemi
Ahmet Erol ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Denizlerin sonsuz mavisinde yol alan o gizemli gemi, farklı coğrafyalardan toplanmış çocukları taşıyordu. Amacı basitti: Onları sevgiyle, bilgiyle donatıp dünyanın dört bir yanına göndermek, tıpkı meşe palamutları gibi kök salacakları topraklarda iyiliğin filizlenmesini sağlamak. Bebeklikten yetişkinliğe kadar her adımları, geminin korunaklı sınırları içinde atıldı. Eğitimleri, şefkatli kadınların rehberliğinde başladı, üniversite sıralarında son buldu.
Oğuz da bu yolculuğun bir parçasıydı. Üç yaşına kadar kucağında büyüdüğü uzun saçlı kadının sesi, zihninde yankılanan ninnilerle doluydu. "Susun garip kuşlar ötmeyin susun..." İstanbul’a adım attığında ise şehir, gökdelenlerin gölgesinde kaybolmuş bir tarih yığınına dönüşmüştü. Yürümeyi, ıslık çalmayı seviyordu ama en çok, geçmişinin sisler ardında sakladığı o gizemli melodiyi arıyordu. Gölgelerde kaybolan anılar, belki de hiçbir zaman tam olarak aydınlanmayacaktı.