Gel Dosta Gidelim Gönül
Rıdvan Aras ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Türk edebiyatının köşe taşlarından Yunus Emre, II. Meşrutiyet sonrası millî kimlik arayışlarıyla yeniden gündeme geldi. Özellikle Fuat Köprülü’nün çalışmaları, onun unutulmuş değerini gün yüzüne çıkardı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kısa süreliğine gölgede kalsa da, 1930’lardan itibaren ilgi yeniden canlandı. Burhan Toprak ve Abdülbaki Gölpınarlı’nın derlemeleri, Ekrem Zeki Ün’ün besteleri, Ahmed Adnan Saygun’un oratoryosu ve Münif Fehim’in renkli portresi, bu dönemin önemli adımları oldu. Zamanla Yunus Emre, sadece bir şair olarak değil, ulusal bir sembol olarak benimsendi.
Ancak bu sahiplenme duygusu, mezarının yeri konusunda tartışmaları da beraberinde getirdi. Önce Eskişehir’in Sarıköy’ü öne çıktı, ardından Karaman iddiası güç kazandı. İbrahim Hakkı Konyalı ve Cahit Öztelli’nin çalışmaları bu rekabete yön verdi. Derken Kırşehir ve Aksaray başta olmak üzere pek çok şehir, Yunus Emre’nin izini kendi.