Gece Taşı
Şebnem Pişkin ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Suphi, karşısında duran bu eşsiz varlığı ilk görüşte tanıdı. Kar gibi beyaz giysileri, siyah sarığı ve sandal biçimindeki ayakkabılarıyla her zerresinden sadelik, nezaket ve yücelik yayılıyordu. İnci beyazlığındaki dişleri, sürmeli gözleri ve dudaklarındaki o huzur veren gülümsemeyle, Suphi’nin yüreği heyecanla çarpmaya başladı. "Sen... sen O’sun!" diye mırıldandı, titreyen sesiyle. "Ümmetim beni sever," dedi O, yumuşak bir ses tonuyla. "Peki ya sen, beni seviyor musun ey Suphi?" Genç adamın dili tutulmuştu. "Elbette, Efendim," diye kekeledi, ama içindeki sorgulayıcı ses durduramadı onu: "Birini tanımadan nasıl seversin ki?" Suphi sustu, düşüncelere daldı.
Bir taş bile öpüldüğünde dile geliyorsa, insanın kalbindeki o boşluk neden konuşmuyordu? Yaratılışında hakikat için ayrılmış o yer, kasten boş bırakılmıştı sanki. Belki de bu boşluk, insanı hakikati aramaya, anlamaya zorlamak içindi. Ama hakikat, akıl.