Gallemit
Servet Somuncuoğlu★★★★★
5.0 · 13 değerlendirme
Kitap Hakkında
Ömür, rüzgâra kapılmış yapraklar gibi savrulup gidiyor. Yirmi beş yıldır sararmış sayfaların arasında inleyen bir hüznün, Ulu Kam’ın içli içli soluk alıp verişinin yankısı var. Doğu’nun ıssızlığında bir derviş, Batı’nın gürültüsünde bir serseri... İkisi de yalnız, ikisi de ateşin başında aynı umuda sarılmış: yüreklerindeki yangını söndürebilmek. Şamanların davulları, velilerin duaları, Elsa’nın büyüleyici bakışları arasında kaybolan iki ruh, kendi izlerini sürüyor. Adı gül olan bir aşk, Tanrı Dağları’nın doruklarında sessiz bir çığlık gibi yankılanıyor.
Yazarın aramızdan ayrılışı, geride kalanları derin bir acıya boğdu. Ulu Kam, "Keşke ona Hafız’ın mezarı gibi bir mezar yapabilsem" diye hayıflanırken, aslında herkesin kendi yalnızlığında aradığı huzuru bulduğu yerin, en yakınımızda olduğunu fark edemiyor. Sis perdesinin ardındaki meçhule ışık düşürmek, kahramanların dinginliğini bozmadan gerçeği.