Fususu'l-Hikem ve Mesnevide Peygamberler Kıssaları
Prof.Dr. Dilaver Gürer★★★★★
5.0 · 15 değerlendirme
Kitap Hakkında
Züleyha’nın dünyasında artık her şey Yusuf’tu. Çörek otu da, öd ağacı da, hatta bir mumun alevinde bile onun izini sürüyordu. Sıradan bir söz, onun dudaklarında sevgilinin adına dönüşürdü: Ay doğdu derken aslında Yusuf’un yüzünü gördüğünü anlatır, yaprakların dansını seyrederken onun gülüşünü hayal ederdi. Bir gülün bülbüle fısıldadığını söylerken, padişahın sevgilisine duyduğu özlemi dile getirirdi. Ekmek tuzsuz kaldığında feleğin tersine döndüğünü, başı ağrıdığında ise Yusuf’un yokluğunun acısını kastederdi.
Övgü de, yakınma da hep onunla ilgiliydi. Açlık çekse, Yusuf’un adını ansa doyardı; susuzluktan yanıp kavrulduğunda, o ad dudaklarında serin bir şerbet olurdu. Kışın soğuğu bile onun adıyla ısınır, dertler o yüce isimle dağılırdı. Aşk, sevgilinin adını böyle bir sihirli anahtara çevirirdi işte. Züleyha’nın her sözü, her nefesi, her bakışı, gizli bir kapıyı aralardı – ve ardında yalnızca Yusuf vardı.