Frenk Havaları
Yunus Develi ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Ayten’in nikâh günüydü. Şemsi ağabeyi, Meryem teyzenin kocasından ödünç aldığı Reno’yu gelin arabası yapmıştı. Tören bitince Ayten’le birlikte o arabaya binecek, yeni hayatlarına doğru yola çıkacaklardı. Şemsi, içinden geçenleri bastırmaya çalışarak, "Hadi Ayten, o şiiri bir daha oku," diyecek oldu. Ayten’in dudaklarından dökülen "Yine mi?" sorusu, yüreğine saplanan bir ok gibiydi. "Neden bu kadar acımasızsın hayata karşı?" diye sormuştu Ayten bir keresinde. Belki de "bana karşı" demek istemişti. Oysa hayat, onlara acımış mıydı ki? Hocaları, babaları, hatta ilkokul öğretmenleri... Hiçbiri merhamet göstermemişti. Hele Ayten’in babası... Düşünseydi, ne kadar güzel bir hikâye olabilirdi. Ayten onun kızı, kendisi de öğrencisiydi; aynı sınıftaydılar. Sonra bir gün, o öğrenci aynı zamanda damadı olacaktı ve Ayten’in babası da kayınpederi... Ne kadar düzgün, ne kadar pürüzsüz bir yolculuk gibi görünüyordu her.