Fil Adamın Roket Atışı
Fatih Arpat ÜCRETSİZ İNDİRKitap Hakkında
Albay, hayatında portakal suyu içtiği tek anın dışında bu içeceğe tahammül edemiyordu. Sanki bir devlet sırrıymış gibi, bardaktaki taze sıkılmış meyve suyunun saatini bile ezbere biliyor, bu bilgiyle orduevi personelini bezdiriyordu. Oysa kendini Atatürk’ün izinden giden bir idealist sanan bu adam, Büyük Taarruz öncesinde açlıkla, yorgunlukla boğuşan Mustafa Kemal’in o basit sofrasını unutmuşa benziyordu. Her hareketi bir gösteriş, her sözü bir ukalalık örneğiydi. Üstelik bu tavrının ardında yatan tek şey, sıradan bir şımarıklıktan ibaretti. Albay’ın portakal suyu takıntısı, aslında çok daha derin bir gerçekliği gözler önüne seriyordu: İnsan, kendini ne kadar yüceltirse yüceltsin, eninde sonunda kendi zaaflarının esiri olmaktan kurtulamıyordu.